SuperPlast

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • black color
Anasayfa Meme Estetiği Meme Büyütme Ameliyatları

Meme Büyütme Ameliyatı

e-Posta Yazdır
Meme büyütme ameliyatları estetik cerrahi ameliyatları içinde hastayı en fazla mutlu edenidir. Biz toplum olarak duygularını açıkça dışa vurabilen insanlar değiliz. Birçok hastanın bu ameliyattan sonra diğer estetik ameliyatlarından daha farklı mutlulukları olduğunu gözlemliyorum. Bunu iyi anlayabilmeniz için hastamın ağzında aynen düşüncelerini aktarıyorum:
Genç kızlığımdan beri memelerim çok küçük olduğundan kendimi sanki kolu yada bacağı olmayan bir insan kadar eksik hissediyordum. Okulda diğer arkadaşlarımın yanında soyunamazdım, evlendikten sonrada eşimin yanında her soyunduğumda cinsel olarak sanki bir parçam eksik gibi hissediyordum. Bir kızım var oda bana benzeyecek diye de çok korkuyordum. Bu ameliyattan sonra bütün bu duygularım kayboldu.Kendimi daha fazla beğeniyor ve güveniyorum!
diyerek konuşmasını tamamladı. Gerçekten de bu ameliyatın sosyal ve psikolojik açıdan da hastaları sağlığa kavuşturduğu muhakkak. Oysa bir çoğumuz memesi çok küçük olan hastaların bu problemini görmezden gelerek olayı gereksiz yere yapılan bir müdahale olarak değerlendiririz.

Bu ameliyat bir eksiklik tamamlama ameliyatıdır. Bu hem fiziksel hem de psikolojik bir eksikliktir. Bu ameliyatların neticesi asla porno starlarının sahip olduğu çirkin denecek kadar büyük ve biçimsiz memeleri hedefleyerek değil, normal ve alımlı büyüklükte bir meme dokusu elde edecek şekilde yapmalı. Tecrübeli bir hekim her zaman hasta için en uygun ameliyat tekniğini ve protezin büyüklüğünü hesaplayabilir.

Hastalar ne istiyor ?

Bize hastalar daima makul isteklerle başvuruyor. Anormal istekleri olan hastayı ameliyat etmiyoruz. Her zaman hasta memnuniyeti ön plandadır ama önce hastanın sağlığı korunmalı hatta iyileştirilmelidir. Sonra ameliyat eden hekimin memnuniyeti gelmelidir. Yani bizler kendi beğenilerimize göre değil hastanın isteklerini de düşünerek ameliyat planlıyoruz. Ama sırf hasta istedi diye büyüklük sınırlarını zorlayan bir protez koyamıyoruz. Çünkü bu ileride sırt ağrısı ve ortopedik deformiteler yaratabilir.

Meme protezlerinin iyi etkileri neler?

Öncelikle hastaların fiziksel ve psikolojik eksikliklerini tamamlar. Bununda iş, ev hayatlarına, gelirlerine, başarı ve mutluluklarına olumlu katkıları olur. Sanılanın aksine meme kanseri geliştirmez, meme hastalıklarının teşhisini de engellemez. Meme protezi olan hastalara da mamografi çekilebilir, meme ultrasonografisi yapılabilir.

Protez nasıl bir şeydir?

İri bir lokum gibi. Kıvamı ve görüntüsü kaliteli bir lokumu andırıyor. Ama teknolojisine değinelim. Tüm protezlerin dışı silikondan yapılmıştır. Bazı protezler buna ek olarak poliüretan yada titanyumla da sarılmıştır. Poliüretan ile ek sarılı tabaka zaman içinde soyulabildiğinden bir çok hekim tarafından bu protezler tercih edilmemektedir. Titanyum ise daha yeni ve çok tecrübe etmediğimiz bir ürün. Bununla ilgili daha fazla çalışmaya ihtiyaç var. Protezlerin içi kabaca iki madde ile dolu. Tuzlu su çok güvenli ama bu protezler ameliyat esnasında şişirilen tip protezler ise yani üzerlerinde teorik olarak tek yönlü çalışması gereken bir vana varsa bazen bu vana diğer yöne de çalışarak belli bir süre sonra protezlerde sönmeler olabilir. Şimdilerde bu problem fabrikada şişirilmiş ve vanasız olarak üretilen protezlerle aşıldı. Fakat önceden şişirilmiş tuzlu su protezler böylelikle tek avantajları olan kolay yerleştirilebilme özelliklerini de kaybediyorlar. Diğer iç dolgu maddesi jel ve yoğunlaştırılmış jel. Bu maddeler fabrikada protezin içine yerleştiriliyor. Teknik olarak yoğun jel protezi ameliyatta yerleştirmek biraz daha zor ve zaman alıcı. Ben yoğunlaştırılmış jel protezleri daha fazla seviyorum. Çünkü bu ve serum dolu olan iki protez ABD de FDA yani ilaç dairesince kullanımına izin verilen ürünler. Yoğun jel tuzlu suya göre meme dokusunu daha iyi taklit ediyor. Ayrıca içeriğinin dışarıya kaçak yapması neredeyse imkansız. Bir diğer avantajı patlamaya karşı çok dirençli olmasıdır.

Bu protezler gerçekten patlar mı?

Protez patlamalarının en büyük nedeni ameliyat anında farkında olmadan protezin delinmesiyle olur. Bu genellikle tecrübesizlikten kaynaklanıyor. Bir başka neden protez katlantı yerlerinin zamanla zayıflaması ve buralarda aşınma ve kaçak olmasıdır.Bu durum özellikle iyi şişmemiş tuzlu su dolu protezlerde görülür.Yoğunlaştırılmış jel protezlerde bu durum çok daha az görülür.Hastanın yaşam şeklide önemli

Bunu nasıl önlüyoruz?

Dikkatli ve iyi planlanmış bir ameliyatla zaten olabilecek bir çok sorun ameliyat anında engelleniyor. Protez seçimi de önemli. Serum dolu protezlerin iyi ve tam hatta biraz fazla şişirilmesi katlanma ve kaçak problemini ve protezin sönmesini engelliyor. Yoğun jeller zaten katlanma ve kaçağa çok dirençlidir. Bunlarda problem çok daha az yaşanıyor. Yeni protezlerin kılıfları da çok güçlendirilmiş durumdadır. Bunlar daha elastik ama daha sağlam protezlerdir.

Bir diğer konu serum ve yoğun jel protezleri sorun olduğu anda yenileriyle değiştirmek mümkün. Ama son yıllarda bu ameliyatların ne kadar sık yapıldığını göze alınca yaşanan problemlerin çok, çok az olduğunu kabul etmemiz gerekir.

Hastaların en sık sorduğu sorular neler?

Patlama olayı halen sık, sık sorulmakta. İki sene öncesine kadar kanser yapar mı? diye sık sorulurdu. Artık herkes FDA (Amerikan ilaç denetleme kurumu) onaylı hiçbir protezin kanserojen olmadığını biliyor. Bu yüzden bu soru artık sorulmuyor. Ülkemiz de hakim olan markalar FDA onaylı ve ABD de en sık kullanılan markadır. Bir çok hekim dahi protezin mamografiye engel olduğunu sanıyor. Aksine protez memenin görüntü vermesini engellemez sadece daha farklı bir mamografi tekniği gereklidir. Muayenede olumsuzluk asla yaratmaz. Kas altı mı kas üstü mü yerleştirilmeli, bu sık soruluyor. Emzirmeye engel kesinlikle olmaz. Ama buda sıkça sorulur. His kaybı sorulur. Bunun cevabı geçici his kaybı olabileceği ve en çok birkaç hafta yada aya tam olarak düzeleceğidir. Kalıcı his kaybının istenmeyen ve çok nadir olan bir komplikasyon olduğu hastaya anlatılmalıdır.

Emzirmeye engel midir?

Emzirmeye kesinlikle engel olmaz.

Mamografi ve meme ultrasonografisini etkiler mi?

Hayır etkilemez.  Bir çok hekim dahi protezin mamografiye engel olduğunu sanıyor. Aksine protez memenin görüntü vermesini engellemez sadece daha farklı bir mamografi tekniği gereklidir. Muayenede olumsuzluk asla yaratmaz.

Protez kas altına mı, kas üstüne mi konmalı?

Bu biz hekimlerin istemeden hastalara yaşattığı bir ikilem. Genel bir yaklaşımı şöyle özetleyebilirim. Hasta çok zayıfsa kas altında protez daha iyi gizleneceğinden tercih bu yönde olmalıdır. Ama hasta normal kalınlıkta göğüs ön duvarı kalınlığına sahipse hastaya her iki yer de uygundur. Bu durumda meme altına yerleştirilen protezler küçük dahi olsa memeyi daha büyümüş gösterebildiğinden ben uygun hastalarda meme altını tercih ediyorum. Zayıf olan diğer hastalara kas altı daha uygundur.

Damla mı? Yuvarlak mı?

Damla şeklinde olan protezler kas altına konduğunda kas kontraksiyonuna (kasılması) bağlı olarak içeride dönebilir. Ters damla şekline gelebilir. Bu da hoş olmayan bir görüntü oluşturur. Bu yüzde bu protezler kasın önüne yani meme dokusunun altına yerleşince daha iyi durur ve dönme problemi oluşturmazlar. Son dönemde üretilen asimetrik damla protezlerle bu sorun ortadan kalktı. Yinede tüm dünyada bu damla protezlerin kas önü yani meme altı yerleştirilmesi daha doğru kabul edilir. Yuvarlak protezlerde bu dönme problemi bir sorun teşkil etmez. Dönse de yine yuvarlak kalır.

Yuvarlak protezler zaten damla şeklinde ama küçük meme dokusu olan hastalarda idealdir. Yuvarlak bir büyüme memenin üstü ve altını eşit etkileyeceğinden sonuçta hastada yine damla şeklinde bir meme olacaktır. Protez dönse de bu damla şekil bozulmayacaktır. Oysa duvar gibi düz memelere bu protezler yerleştirildiğinde meme yusyuvarlak olacaktır. Bu da doğal olmayan bir görüntü oluşturur. Bu tip memelerde damla protezler, yada asimetrik damla protezler daha uygundur. Özetle doğru protez seçimi ve doğru yerleştirme planı ancak hasta muayene edilince anlaşılır. Her hasta için farklı bir plan yapılmalıdır.
 

Pürtüklü mü yoksa düz yüzeyli mi uygulansın?

Yapılan araştırmalara göre pürtüklü protezlerin kas önü yani meme altında ,düz yüzeylilerin de kas altında daha iyi sonuç verdiği saptanmıştır.Zayıf hastada pürtüklü protez seçilmesi düşünülüyorsa protez kas altına yerleştirilmelidir.Böyle planlanan bir ameliyatta kasın alt kutbu kotsalar ve siternumdan iyice ayrılmalıdır. Böyle bir ameliyat planıyla pürtüklü protezler kas altında da iyi sonuç verir.

Bu ameliyatın komplikasyonları nelerdir?

Sanılanın aksine Komplikasyonları oldukça düşüktür. Genel ameliyat komplikasyonları bu ameliyat içinde geçerlidir. Ör kanama, enfeksiyon çok düşük oranlarda gözlenir. Dren kullanımı kan birikimini belirgin olarak azaltmakta ve antibiyotik tedavisi enfeksiyonu önleyebilmektedir. Erkan ve geç dönemde kapsül kontraktürü olabilir. Aslında belli seviyede kapsül oluşumu biz hekimlerin istediği bir şeydir. İstenmeyen sertleşmiş kapsüllerdir. Bunlar zaman içinde memenin görünümünü bozup ,ağrıya da neden olabilirler. Yine bu durum yeni tip protezlerle çok nadiren gözlenir. Tedavisi mümkündür. İkinci ameliyat gerekebilir. Ameliyatta kapsül gevşetilir yada tamamen alınır. Gerekli ise protez değişir. Hasta isterse protezini çıkarabiliriz.

Büyük Memeler Kadın ve Erkeğin Ortak Estetik Problemi

Buradaki soruların cevapları estetik cerrahlar ve hastalar arasında farklılık gösterebilir. Biz burada kendi doğru cevaplarımızı vermeye çalıştık. Bu nedenle buradaki cevaplar doğru cevaplar olsa da alternatif olan yöntem ve uygulamalar yanlış olarak algılanmamalıdır. Ve unutmayın ki her hastanın ameliyat sonrası farklıdır. Ama yinede her hekimin kendi içinde yüksek bir standardı oluşmuştur. Biz burada kendi standartlarımızdan bahsederek kısmen diğer olasılıkları da sıralayacağız.

Ameliyatlardan sonra his kaybı olur mu? 

His kaybı meme küçültme ameliyatlarında istenmeyen bir durumdur. Yeni tekniklerde meme başı kompleksi ve onun altındaki dokunun göğüs kafesi ile ilişkisi bozulmadan korunabilir. Bu tekniklerde kalıcı his kaybı olmaz. Ama bazen uzun süren his azalmaları, artmaları olabilir. Erojen duyular da modern tekniklerle korunabilmektedir.

Kaç yaşında yapılabilir?

İlk gördüğüm meme küçültme hastası 73-74 yaşlarında köyünden gelen bir hanımefendiydi. Tek isteği son yıllarını sırt ağrılarında azalma ve pişiklerden kurtulmuş olarak geçirmekti. O yıllarda uyguladığımız tekniklerin estetik açıdan sonucu günümüz tekniklerinden daha kötü olsa da ameliyattan sonra hastanın çok mutlu olduğunu hatırlıyorum. Bunun dışında genç kız dev meme hastalığı durumu var. Bu gerçek bir hastalık değildir. Ama dev memeler genç kızın başka kısımlarında hastalık oluşturuyor. Omuz, sırt, bel gibi ağrılar oluyor. Omurga yıpranıyor.13-14 yaşlarda başlayan meme büyümesi 20 yaşına kadar devam ediyor. Bu gençlere ikişer sene arayla meme liposuctionı yapılabilir. 18-22 yaşları arasında meme büyümesi durduğunda kalıcı meme küçültme ameliyatı yapılabilir. Bu özel durum dışında 20 yaşından büyük hastalara bu ameliyat önerilir.

Bu ameliyatlar doğum ve emzirmeye engel mi?

Hayır, modern teknikler hastanın ne doğumuna ne de emzirmesine engel değil. Ama yine de böyle bir riskin düşükte olsa varlığı hastalara anlatılmalı.

Meme kanserine bir etkisi var mı?

Meme küçültme hastaları 35 yaşın üzerinde ise rutin mamografi ile olası bir meme hastalığı taranmalıdır. Daha erken yaşlarda Sonografi daha fazla fikir veriyor. Bu ameliyat meme kanseri riskini arttırmaz. Bilakis ileri yaşlardaki hastaların çıkarılan dokularındaki potansiyel kanser gelişebilecek kısımları vücuttan uzaklaşmış olur. Ama bu koruyucu bir ameliyat değildir. Kalan meme dokusunda hastalık gelişme potansiyeli daima vardır. Meme kanseri açısından büyük risk taşıyan hastaların meme başı ve cildi dışında kalan meme dokuları çıkarılarak meme kanseri gelişebilecek potansiyel dokular vücuttan uzaklaştırılmış olur. Böyle bir ameliyatta kalan memeye şekil protez yardımıyla verilir.

Ne kadar küçülebilir?

İstendiği kadar küçülebilir. Ama benim kişisel gözlemim hastalar başvurduklarında memenin tamamen alınmasını talep edecek kadar bıkmış oluyorlar. Bu hastalar çok küçük memeyi ve küçük memelerinde vücuda uyumsuz olduğunu henüz bilmiyorlar. Hastaların bu isteğine uyup meme çok küçültülürse hata yapılmış olur. Aylar sonra hastalar bu sefer çok küçük memelerden de şikâyetçi olur. Bu durum hastaya izah edilmeli. Bu memeler vücudun geri kalan kısmına uyacak kadar küçülmeli. Çünkü kilo alınca meme büyür, verince küçülür. Şişman hastanın çok küçültülen memesi hasta kilo verdikçe daha da küçülür ve nahoş bir görüntü oluşur. Bu yüzden meme vücudun diğer kısımlarına uyacak kadar küçültülmelidir.

Ameliyat zamanlamasıyla mensturel siklusun bir ilişkisi var mı?

Bazı hastalarda olabilir. Bunu bir soru ile öğrenmek mümkün. Eğer hasta menstrurasyonda memelerinin çok büyüdüğünü söylüyorsa operasyon mensturasyon sonrası döneme bırakılmalıdır.

Bu ameliyatların izleri ne ölçüdedir?

Irkımızın bir özelliği var. Hemen herkesin cildi kalın. Bunun avantajı insanların geç yaşlanması, kırışması, sarkmasıdır. Dez avantajı ise izlerin geç solmasıdır. Hastaların büyük çoğunluğunda izler birkaç yıl içinde solarak belli, belirsiz hal almaktadır. Yine de yara iyileşmesi hastaya özeldir. Çok ender bazı hastalarda azgın yara iyileşmesi (keloid,hipertrofılıskar) olabilir.Bu nedenle hastaların daha önce geçirdikleri ameliyat ve kesileri incelenmeli, anne,baba ve akrabalar arasında azgın yara iyileşmesi olup olmadığı sorulmalıdır.

Meme kesisiz küçülebilir mi?

Hastaların birçoğunda liposuction ile 3-4 mm'lik bir deliktem meme küçülebilir. Bunun avantajı izsiz olmasıdır. Dez avantajı sarkmış olan meme başı komplexi istendiği ölçüde yükseltilemez. Bu teknikte iyileşme çok hızlıdır. Hasta aynı gün evine dönebilir.