Kadınlarda doğumdan sonra, erkeklerde ise aşırı kilo verme sonucunda karın derisinde sarkmalar ve çatlaklar oluşabilir. Abdominoplasti ile orta ve alt karın derisi, yağ dokusuyla birlikte sarkmış olan kısmı çıkarılır ve karın kasları gerilerek sağlamlaştırılır.
Karın çevresindeki yağlar Liposuction (Yağ çekme) yöntemi ile alınır.
Abdominoplasti göbek ve karın estetiği ameliyatları içersinde en etkili olanıdır. Kendi başınıza göbekteki yağlar egzersizle giderilebilse bile, sarkıklık asla giderilemez. Bunun için Abdominoplasti şarttır. Bu ameliyat hem karın yağlarınızı giderir, hem de karnınızı eski gerginliğine kavuşturur. Bu sayede çatlak deriler de yok olmuş olur.
Perhize devam edenler ve tekrar çocuk sahibi olmayı düşünenler bu ameliyata karar vermeden önce perhiz sonucundaki sarkmaları ve doğum sonrası yaşanacakları göz ardı etmemelidirler. Çünkü hamilelikte karın kasları orta hattan kenara doğru kayarak bebeğe yer açmaya çalışır ve doğumdan sonra tam olarak eski konumuna dönemezler. Bu nedenle karın duvarında esneklik ve çatlaklar oluşur, karın öne doğru sarkar. Dolayısıyla tekrar bir Abdominoplasti ameliyatı yapılması gerekir.
Abdominoplasti genel anestezi altında bir hastanede uygulanır. Ameliyatta abdominoplasti ve mini abdominoplasti olmak üzere iki yöntem uygulanır. Miniabdominoplasti çok az sarkmış karınlara, abdominoplasti ise ileri derecedeki karın sarkmalarında kullanılır. Abdominoplasti ameliyatın genişliğine bağlı olarak 2,5 saat sürer ve kalçadan diğer kalçaya uzanan sezaryen izinden daha büyük bir kesi hattı ve göbek çevresine yuvarlak ikinci bir kesi yapılması gerekir. Miniabdominoplasti ise 1-2 saat sürer ve kesi daha kısadır. Ayrıca göbek yeri değiştirilmeyebilir.
Bu ameliyatta göbek deliğine kadar olan bir alandaki çatlamış ve sarkmış deri alınır, göbek deliği yukarısında kalan deri gerilip aşağıya indirilir. Göbek hemen kenarından elips şeklinde kesilerek çıkarılıp, yeni yerine dikilir. Bu sayede göbek altı çatlakları tamamen yok olur. Fakat göbek deliği etrafında çok az kesi izi oluşur. Cilt altına birikebilecek sıvıları dışarı almak için dren adı verilen tüp deri altına yerleştirilir. Ameliyattan sonra 1 ile 3 gün içinde dren alınır. Dikişler ise 1 ile 3 hafta arasında alınır. Karın duvarı onarılmışsa 6 hafta ağır işlerden kaçınılmalıdır. Ortalama 1 ile 3 gün arası hastanede kalınması gerekir.
Ameliyat sonrası nadir de olsa enfeksiyon ve kanama görülebilir. Bunun için drenaj ve antibiyotik kullanılır.
Ameliyat sonrası bir kaç gün karında ağrı, gerginlik hissi ve ödem oluşur. Bu yakınmalar gayet normaldir. Ağrılar ağrı kesicilerle giderilebilir. Fakat ödem yani şişkinlik ve morarmalar biraz devam eder. Erken dönemde hasta ayağa kaldırılır, yürümesi istenir. Kan dolaşımı için bu şarttır. Ameliyattan sonra hastaya karın korsesi giydirilir. 11,5 ay süreyle bu korse kullanılır. Daha sonra hafiften başlayarak karın egzersizleri tavsiye edilir. Karındaki dikiş izleri daha önceleri pembe renkte ve belirgindir. Daha sonraları bu izler azalarak daha belli belirsiz bir görünüme dönüşür. Tamamen yok olmasa bile bikini altına saklanabilir.
Tecrübeli bir cerrah tarafından yapıldığında ameliyattan çok iyi sonuçlar alınabilir. Hastaların çoğunda düzenli egzersiz ve diyetle mükemmel sonuç yıllarca korunabilir.
Doğum sonrası karında yaşanan problemler ve bunların estetik çözümleri
Buradaki soruların cevapları estetik cerrahlar ve hastalar arasında farklılık gösterebilir. Biz burada kendi doğru cevaplarımızı vermeye çalıştık. Bu nedenle buradaki cevaplar doğru cevaplar olsa da alternatif olan yöntem ve uygulamalar yanlış olarak algılanmamalıdır. Ve unutmayın ki her hastanın ameliyat sonrası farklıdır. Ama yinede her hekimin kendi içinde yüksek bir standardı oluşmuştur. Biz burada kendi standartlarımızdan bahsederek kısmen diğer olasılıkları da sıralayacağız.
Neden olur?
Karın bölgesi vücudumuzda iskelet sistemi tarafından en az desteklenen bölgedir. Kafatası, göğüs kafesi ve ekstremitelerin (kol ve bacak uzantıları) aksine karın boşluğu kemikler yerine kaslar tarafından sıkıca çevrelenmiştir. Kemiklerin aksine elastik olan kaslarımız karın boşluğunun genleşebilmesine olanak verir. Böylece sindirim işlemlerimiz için gereken değişken hacimli bir boşluk yaratılmış olur.Şişen idrar torbası, sindirim sistemindeki yiyecekler ve gaz, karın içi basıncını sürekli arttırma eğilimindedir. Derin soluk alma esnasında akciğerlerimiz göğüs kafesimizden aşağıya karın boşluğuna doğru hareket eder. Bu hareketle de karın içi basıncını artmaktadır. Karın içi basıncı arttıkça karın kasları baskı altında kalır ve bu basıncın daha da artmasını engellemek için genişleyip deforme olurlar. Kas deforme oldukça kası örten cilt de deforme olmaya başlar.
Erkeklerde ve kadınlarda karın deformasyonu ayrı nedenlerle mi olmakta?
Erkeklerde karın kası deformasyonu çoğu kez sık ve yüksek hacimle beslenmeye bağlıdır.Buna en iyi örnek bira içen akşamcıların karın deformasyonudur.Biracılar zaman içinde karın kaslarını daha fazla deforme ettiklerinde daha fazla miktarda içki ve yemek tüketebilirler. Bu kısır döngü nedeniyle karınları her geçen sene daha da büyümektedir.Ama bu genleşme uzun bir zamana yayıldığından karın cildinde çatlak ve elastikiyet kaybı az gözlemlenir. Kadınlarda fazla beslenmeye bağlı karın deformasyonu daha az gözlemlenir. Kadınların ortak ve daha büyük sorunu doğum sonrasında görülen karın kası deformasyonu ve cilt çatlaklarıdır. Erkeklerin aksine kadınlarda hamilelik hızlı bir karın içi basınç artışına neden olur. Bu hızlı başınc artışı kaslarda erkeklere oranla daha fazla deformasyona neden olur. Özellikle ikiz gebeliklerde karın kasları tam ortadan ikiye yarılarak gerçek karın fıtıklarıyla sonuçlanabilir.Bu hızlı ve ağır deformasyona cilt uyum sağlayamaz ve bir çok noktadan çatlamaya başlar.Cilt çatladıkça genişler ve kasın ve içerideki çocuğun büyümesi için gereken boşluğun oluşmasına yardımcı olur.
Genç annelerde karın deformasyonları eski kuşaklara oranla daha fazla görülmekte, neden?
Günümüzde gebeler eskiye oranla daha fazla çatlak ve kas deformasyonu sorunu yaşıyorlar. Gebelik başladığında kadının olması gereken kilodan ağır olması , karın içinde ve cilt altında fazladan yağ olması gebelik boyunca daha da fazla deformasyon oluşmasını tetikler . Genç ve doğurganlık çağındaki kadınlarda obezite sık görülmektedir. Bu kadınlar fazla kilo ile başladıkları gebeliği olması gerekenden çok daha fazla kilolarla tamamlarlar. Gebelikteki bu aşırı kilolu durum hem anne ,hem de çocuk sağlığını olumsuz etkiler. Gebelikte şeker ve hipertansiyon gibi hastalıklar ortaya çıkar.Bebek ile anne arasında kan akımının bozulmasına yol açabilir. Bu durumda hem bebek , hem de anne hayatı risk altında olabilir. Ayrı tüp bebekle gelen hamileliklerde çoğul gebelik ihtimali daha fazla. İçerideki bebek sayısı arttıkça gebelikte oluşan deformasyon daha fazla oluyor. Hergeçen gün daha fazla çift tüp bebek ünitelerine başvuruyor.
Gebelik tamamlandıktan sonra bu sorunlar düzelir mi?
Doğum sorunsuz gerçekleşse bile sonrasında anne adayının vücudunda geri dönüşsüz estetik ve fonksiyonel deformiteler oluşur.Bu deformitelerin başlıcaları: karın kaslarında laçkalaşma, göbek çevresinde fıtık oluşumu, karında sarkma ve ciltte elastikiyet kaybı ve çatlaklardır.Buların kötü görüntüsüne kişi katlansa da beraberinde oluşan fonksiyonel kayıplara katlanmak zordur. Hazımsızlık, aşırı derecede şişkinlik, mide ve bağırsak sisteminde gaz oluşumu, kabızlık , efor yaparken altına istemsiz idrar kaçırma gibi istenmeyen durumlar gebelik sonrasında kadınlar için katlanması güç sorunlardır. Yeni anne bir an önce düzelmek ve eskisi kadar genç ve çekici olmak istemektedir. Ama bunu yeniden kazanması zor, kimi zaman imkansızdır.
Hastalar sizlere ne şikayetlerle başvuruyorlar?
İşte biz estetik plastik cerrahlar hastalarımıza tam bu noktada yardımcı oluyoruz. Kendi çabası ile istediği görünüme yeniden kavuşamayan anneler bize eskisi kadar çekici olma istekleri ile başvuruyorlar. Hastaları muayene ederek karın cildinin yapısı ,varsa çatlakların seviyesi. Çatlakların göbek üstüne uzanıp uzanmaması, cilt altı yağ dokusunun durumu, kalınlığı normalden daha kalın olduğu bölgeler, normalden daha ince olduğu bölgeler sırayla not edilir. Daha sonra karın kaslarının elastikiyeti , varsa fıtıklar veya zayıf noktalar saptanır ve not edilir. Özellikle ikiz doğum yapan gebelerin göbek deliklerinin üstünde, ters üçgen şeklinde bir alanda yağ erimesi sık görülür. Ayrıca 'gerçek orta hat kas fıtıkları' bu hastalarda çoğunlukla vardır. Bunların ameliyat öncesinde mutlaka saptanması gerekir. Yapılacak ameliyatın planlaması bunlara bağlıdır.
Hastalarınızı ameliyata nasıl hazırlıyorsunuz ?
Hastalar ameliyat öncesi özel bir diyetle 2-3 gün hazırlanır. Mide ve bağısaklardaki yiyecek ve gaz temizlenir. Hastaların varis ve benzeri problemleri saptanır. Ameliyata engel olacak bir sağlık problemleri olup olmadığı gözden geçirilir. Asprin kullanan , kan sulandırıcı kullanan, doğum kontrol hapı kullananlara bu ilaçlar bıraktırılır. Bu hastalarda ameliyat ilaç etkileri vucuttan uzaklaşana kadar ertelenir. Ameliyattan bir gün önce ameliyat çizimleri yapılır. Ertesi gün hasta aç karna hastaneye başvurur.
Ameliyatlarda ne yapıyorsunuz, neleri düzeltmeyi hedefliyorsunuz?
Ameliyatla hedeflenen karındaki çatlak cildin çıkarılması, karın kasının tamir edilerek eski gerginliğinin oluşturulması ve fazla yağların alınmasıdır. Sezeryan izinden daha uzun bir iz kullanılarak karındaki çatlak ve sarkmaların çoğu alınır ve toparlanır. İçeriden kasa müdahale ile kas gerilir. Yağ dokusu alınır.Gerekli ise yeni bir ilik yeri açılarak düğme şeklindeki göbek deliği olması gereken bu yeni yere taşınır.
Ameliyatlar izli mi oluyor?
İyi planlanan bir ameliyatta oluşan izler öncesinde var olan yüzlerce çatlaktan sadece biri kadar, çoğu zamanda daha iyi gözükür. Göbek çevresindeki iz ise birkaç aylık bir süreden sonra çok daha belirsiz olur. Bir iki sene sonra çoğu hasta buradaki izi unutmuştur.
Hastanede kalmak gerekiyor mu?
Hasta bir, iki gün arası hastanede tutulabilir. Taburcu olduktan sonra ameliyat sonrası yedinci gün bandajları açılır ve yıkanmasına izin verilir. Dört hafta özel bir korse kullanması önerilir.
Ameliyatın sık görülen komplikasyonları nelerdir?
Kan birikmesi, yara ayrışması, enfeksiyon, yatkın hastalarda emboli gelişimi, kötü iz oluşumu bu ameliyatların komplikasyonları arasında sayılabilir.İyi hasta seçimi, ameliyat öncesi hazırlıklara tam olarak uyulması ve dikkatli bir cerrahi planlamayla beraber iyi ameliyat sonrası bakım sayesinde bu istenmeyen durumlar nadiren gözlemlenir.










